İlk ve son blogumun üzerinden neredeyse 4 yıl geçti. O zaman üniversite öğrencisiydim. Şu an sınıf öğretmeniyim ve yaptığım etkinlikleri fırsat buldukça burada paylaşmaya karar verdim. Benim için bir yıllık, sizler için de güzel bir kaynağa dönüşür umarım zamanla.
Çocukların hayal gücünün bizlerden çok daha iyi olduğunu düşünenlerdenim. Bunu köreltmemek için de elimden geleni yapıyorum derslerimde.
Görsel sanatlar derslerimde yaşadığı yüzyıla izlerini bırakmış ressamlara da değiniyorum. Öncelikli amacım öğrencilerimde sanat kültürüne dair temel taşları yerleştirmek olsa da bakış açılarını ve hayal güçlerinin gelişimine de katkı sağlıyor yaptığım etkinlikler.
Derslere önce -dikkatlerini çekecek şekilde hazırladığım araçlarla- ressamlarımızın hayat hikâyelerini anlatarak başlıyorum. Daha sonra önceden hazırladığım ressama ait resimleri inceleterek devam ediyorum. Resimler üzerine konuşuyoruz. Ne anlatmış olabileceğini, çizerken ki duygularını, o zamanki yaşam şartlarını tahmin etmeye çalışıyoruz hep beraber. Beyin fırtınası tekniği bu derslerin olmazsa olmazı diyebilirim!
Geçtiğimiz haftalarda Pablo Picasso üzerine konuştuk.
- Picasso'nun resimleri neden ilk bakışta hemen anlaşılmaz?
- Picasso: "Rafael gibi resim yapmak dört yılımı aldı, bir çocuk gibi resim yapmaksa bütün ömrümü.” derken ne demek istemişti?
- Picasso'yla birlikte sanat dünyasından neler değişti?
- İnsan figürleri neden parçalanmış gibi görünüyor?
- Kübizmin küple ilgisi var mıdır?
Daha sonra dağıttığım kağıtlar aracılığıyla aşağıdaki etkinliği gerçekleştirdik.
Bu etkinlikten sonra Picasso'dan ilham alarak bireysel çizimlerimizi yapacağız.








